Kemal Yalçın’ın son kitabı
HAYMATLOS
Dünya Bizim Vatanımız
Süleyman Boz


            Kemal Yalçın adını geniş kitlelere ilk kez “Emanet Çeyiz” adlı kitabı ile duyurdu. “1998 Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Özel Ödülü'nü kazanan “Emanet Çeyiz” romanında, emanet bir çeyizin sahibini arayan bir adamın hikayesini anlatmıştı Kemal Yalçın. 1924 mübadelesiyle göç eden, 6-7 Eylül Olayları sırasında doğduğu toprakları terk atmak zorunda bırakılan ama bir gün dönecekleri umuduna hâlâ sıkıca bağlı insanların (Anadolu Rumlarının) acılarını paylaşmamızı sağlamıştı.” * Bu kitapı aynı zamanda 1988 Kültür Bakanlığı Ödülünü de almıştı.
             “Seninle Güler Yüreğim” adlı 2000 yılında yazdığı anı-romanında başka bir halk özelinde incelemiş. Kemal Yalçın, savaşın dehşetini yaşayan, topraklarından sürülen, yaşamak için kimliklerini gizlemek zorunda kalan Anadolu’nun kadim bir halkının, Ermenilerin acılarını aktarmıştı…” *
            “Sarı Gelin” adlı romanında da Ermeni konusunu anlatmayı sürdüren Kemal Yalçın, romanındaki bir kadının ağzından şöyle seslenmişti; “Türklerle Ermeniler arasında gerçek, içten, samimi bir diyalog, bir ilişki yok. Ermeni bir kişiyle ilişkisi olan bir Türk, karşısındaki insanın Ermeni olmaktan dolayı çektiği acıları pek anlamak istemiyor. Her Ermeninin geçmişinde büyük acılar olduğunu düşünmek istemiyor. Kısacası, Ermeniyi kendine benzeterek kabul ediyor. Oysa gerçek dostluklar, karşındaki insanın farklılığına, başkalığına içten saygı duyarak ve bu farklılıkları anlamaya çalışarak gelişebilir...”
YAŞAR KEMAL’İN ALMANCA ÇEVİRMENİ CORNELİUS
            Sevgili Arkadaşım Kemal Yalçın, “Haymatlos- Dünya Bizim Vatanımız” adlı İş Bankası Kültür Yayınlarından 2011’de yayınlanan son kitabında yine bir göçebe topluma, Hitler’in Nazi Almanya’sından kaçan Yahudi halkına dikkatimizi çekiyor. Kitabın tanıtım yazısında şöyle diyor Yalçın;
“Bu kitabımda 1933-1945 yıllarında, Nazi rejiminden kaçarak Türkiye’ye sığınmış mülteci Almanların, bilim insanlarının, sanatçıların, doktorların, müzisyenlerin, mimarların, politikacıların, sendikacıların yaşam öykülerini anlattım. Türkiye’ye sığınmış 1400 kadar mülteci Almandan çoğu artık yaşamıyor. Ben onlardan sadece Cornelius Bischoff’u 2009 yılında Hamburg’da bulabildim. (…) Cornelius Bischoff, hayat hikayesini, Çorum’da ve İstanbul’da yaşadıklarını ayrıntılarıyla bana anlattı. Elindeki belgeleri, fotoğrafları, kaynakları verdi. Bu nedenle Haymatlos’ta esas olarak Cornelius Bischoff ve ailesinin hayat hikayesini işledim. Cornelius’un hayatında yer almış olan insanlara; özellikle Yaşar Kemal, Zülfü Livaneli, Ressam Orhan Peker, Ankara’nın, Çankaya Köşkü’nün, TBMM Binasının baş mimarı Prof. Clemens Holzmeister’e de kitabımda geniş yer verdim.
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİNİ KURAN YAHUDİ BİLİM ADAMLARI
Kitabın konusu ile bağlantılı olduğundan, Naziler tarafından 1933-1935 yıllarında işlerinden atılan, toplama kampına gönderilme tehlikesiyle yaşayan tiyatro ve opera yönetmeni Carl Ebert’e ve onun özel tercümanlığını yapan Yazar Sabahattin Ali’ye; büyük müzisyenler Paul Hindemith, Ernst Preatorius Prof. Eduard Zukmayer’e; SPD’li siyasetçi, şehir planlamacısı Prof. Ernst Reuter’e kitabımda yer verdim, yaşam öykülerini ve mücadelelerini anlattım. (…)1933-1945 döneminde 700 kadar Alman bilim insanı Türkiye’ye sığınmıştı. Türk Hükümeti, Nazilerin görevden attığı bilim insanlarından bir kısmına 1933 yılında kurulan Türkiye’nin ilk üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi’nde kurucu öğretim üyesi olarak görev verdi. (…)
Benim amacım, Cornelius Bischoff ve hayatta kalan diğer canlı tanıkların anlatımlarına dayanarak, Hitler faşizminden kaçarak Türkiye’ye sığınmış Almanların maceralı hayatlarını öyküleştirerek bugüne aktarabilmek; dostluk ve sevgiye dayanan insan ilişkilerini Alman ve Türk toplumunun belleğinde canlandırabilmek; özellikle bugünün Türkiye ve Almanya’sında yaşayan gençlere bu örnek davranışları gösterebilmek; aynı zamanda bu konu hakkında merak uyandırabilmektir.
İnsanlık, Nazi rejimi gibi barbarlıkları, ölüm kamplarını, gaz odalarını, insan yakma fırınlarını bir daha görmesin, yaşamasın!
Haymatlos, savaşlarla yakılıp yıkılmış,  kül olmuş bir hayatın yeniden yaratılmasının; insan sevgisinin, vefanın, dostluğun, kardeşliğin romanıdır.
Bu kitabımı,1933 sonrasında Türkiye’de yaşamış Haymatlos Almanlara, mülteci Alman bilim insanlarına ve onlara kucak açmış olan Çorum, Yozgat, Kırşehir’in asil ruhlu, yardımsever insanlarına sunuyorum.” **
Haymatlos’u elinize aldığınızda eminim bırakamayacaksınız. Kemal, “Emanet Çeyiz”i yazdığında kendi ülkesinde, kentinde bazı aklı evveller tarafından “Rum, Rum taraftarı” olarak değerlendirildi. “Seninle Güler Yüreğim” ve “Sarı Gelin” kitaplarını yayınladı. Kemal’e hemen Ermeni, Ermeni propagandacısı yaftasını yapıştırdılar. Şimdi son kitabı ile büyütecini Nazi soykırımından kaçan ve Türkiye’nin bağrına bastığı Yahudi  halkına çeviriyor. Kemal’e bazıları yine Yahudi yaftası vuracaklardır. Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti’ne vurulmayan yafta şimdi ona vurulacaktır. Ama Kemal yılmadan, korkmadan dünya barışı için tuğla koymaya devam ediyor. Evet, onun kitapları dünya barışına konan birer tuğladır.
DENİZLİ’NİN AYIBI!
Cafer Sadık Abalıoğlu (CSA) Vakfı’nın dergisi Denizli’de, Çallı ünlü yazarımız Hasan Ali Toptaş’la nefis bir röportaj yayınlanmıştı. Bu güzide dergiye Kemal’le de bir röportaj yapmalarını önermiştim. Röportaj yapıldı, hatta Ali Abalıoğlu  ile geçen yaz Kemal’i tanıştırmıştım. Kültür yoğunluklu güzel bir sohbet olmuştu. Röportaj hâlâ yayınlanmadı!.. Duyduğumuza göre dergi yayın kurulundan bazı “Aklı evveller” bizim Kemal’in “Ermeni taraftarı olduğu ve kitaplarında Ermeni propagandası yaptığını…” fısıldamışlar vakıf yetkililerine…  Eğer doğru ise Denizli’ye ve CSA’ya  bu çağdışı davranışlar yakışmıyor. Doğru değilse o röportaj yayınlanmalı.
Kemal yalnız Denizli’nin, Türkiye’nin değil Dünyanın evrensel yazarlarından biridir. Her yıl Kanada’dan Avustralya’ya, Amerika’dan Yunanistan’a dünyayı dolaşır, okuma günlerine katılır, okurlarına ve hayranlarına konferanslar verir. Kemal Yalçın gibi bir hemşerisi olduğu için Denizli gurur duymalıdır. Kemal’i yeni kitabından dolayı kutluyor, kendisine başarılarının devamını diliyorum.
Denizli, 30 Haziran 2011                                        

Süleyman Boz                                                                          
 


 
1944-1945 yıllarında ailesiyle birlikte Çorum’a enterne edilmiş olan Cornelius Bischoff
* Ömer Türkeş'in tanıtım yazısından.
** Kemal Yalçın'ın kitapla ilgili sunum yazısından.

Yeni Kitap

SüryanilerVeSEYFO kitap kapaklari
Bu kitabımda, dünden bugüne Süryanilerin tarihini, 1915’te SEYFO olarak adlandırılan soykırım sırasında Süryanilerin başlarına gelenleri... [Devam]

Özyaşam

kemalyalcin1
Kemal Yalçın, 05.09.1952 günü Denizli'nin Honaz bucağında doğdu. Isparta Gönen Öğretmen Okulu'nda okudu. İstanbul Çapa...[Devam oku]

 

Kitaplar

books 1149959 1920
İlk şiirimi 1964 yılında, Isparta Gönen Öğretmen Okulu birinci sınıf öğrencisi iken yazmıştım. Düzenli yazmaya 1973’de başladım. [Devam oku]

Şiirler

young girl 1149701 1920
Yazarlık hayatıma şiirle başladım. En zor günlerimde, en yalnız anlarımda, en duygusal hallerimde şiir benim elimden tuttu. [Devam oku]

Yazılar

book 1091627 1920
Şiir, öykü ve romanın dışında, düşünce ve görüşlerimi deneme, makale, gazete yazısı biçimlerinde dile getiriyorum. [Devam oku]

Yazarlar

fgd
Bu dünya gelimli gidimli bir dünya. Sevgili dostlarımı, değerli yazar arkadaşlarımı birer birer sonsuzluğa uğurladık. Onları bu sayfada... [Devam oku]

-->

Dünya bizim vatanımız

Konuk Defteri

books 925891 1920
Kitaplarım, şiirlerim, edebiyat çalışmalarım hakkında okuyucularımdan, arkadaşlarımdan çeşitli mektuplar, yazılar alıyorum. Bunlardan bazılarını, uygun gördüklerimi burada yayınlıyorum. [Devam]

Eğitim

bookshelf 413705 1920
İlkokuldan sonra Isparta Gönen Öğretmen Okulu’na ve daha sonra da İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’na gittim. Toplam 10 yıl yatılı öğrenci olarak okudum. [Devam oku]

Sipariş

gifts 570821 1920
Bu web sitesinde tanıtılan kitapların tümü buradan sipariş edilebilir. İyi okumalar. [Devam]