Kemal Yalçın

 

Kâzım Güzel, 1955 yılında, Sivas ili, Gürün ilçesi, Davulhöyük köyünde doğmuştur. Çocukluğu, ilkokul yılları Davulhöyük köyünde geçmiştir. Tek anadan doğan on kardeşiyle birlikte yaşamaya çalışırken, hayatın zorlukları onu varolduğu topraklardan kopararak önce İstanbul’a, sonra da 1981’de Almanya’ya savurmuştur.

Almanya’da, Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nin Wattenscheid şehrinde yaşar. Sivas Teknik Lisesi Elektrik Bölümü’nü bitirmiştir. Hayatını elektrik alanında kazanır. Wattenscheid’da elektrik ve elektronik malzemeler satan bir dükkanı vardır. Dükkanının arkasındaki küçük oda onun okuma ve yazma odasıdır.

Elektrikçiliği ekmeğini kazanmak için yapar, şiiri dünyayı güzelleştirmek, yüreğinin, aklının, vicdanının sesini duyurmak için yazar.

“Salkım Söğüt Edebiyat Grubu”nun şairlerindendir. Salkım Söğüt’ün hemen hemen her buluşmasına, her etkinliğine katılır, “fırından yeni çıkan, tazecik, mis gibi kokan” şiirlerini okur. Dizeler, kelimeler onun yüreğinin derinliklerinden, aklının ince güllerinden alır anlamını, heyecanını, ruhunu.

Kimi şairler kendi şiirlerini pek iyi okuyamaz, sesi yetmez yazdığı dizelerdeki heyecanı haykırmaya. Ama Kâzım’ın sesi yazdığı dizelere, kelimelere, virgüllere ayrı bir anlam, ayrı bir hayat verir. Şiir, Kâzım’ın dilinde daha da güzelleşir. Kâzım, şiirlerini okurken şiirleşir.

 

Uykum Yine Kayıplarda

 

Salkım Söğüt Edebiyat Grubu, bir edebiyat işliği gibi çalışır. Her buluşmada ağırlıklı bir konu işlenir ve isteyen herkes yazdığı şiirleri, öyküleri, yazıları okur, arkadaşlarının beğenisine, görüşüne, eleştirisine sunar. Salkım Söğüt Edebiyat Grubu üyeleri, birbirini ilerletmek, geliştirmek, kalemine şevk vermek için eleştirir.

Kâzım, Salkım Söğüt Edebiyat Grubu’nun kurucularından biri. Hemen hemen her toplantıda bir şiir okur. Şiir dosyası kabarıktır.

“Kâzım, artık bu şiir dosyası kitaplaşsın!” öneri ve isteklerine önceleri “Daha zamanı değil!” cevabını verirdi. Israr ettik. “Her işin bir zamanı vardır, doğru söylüyorsun, ama senin şiirlerinin de kitaplaşma zamanı geldi geçiyor,” dedik. Kâzım, zor zahmet şiir dosyasını kitaplaştırmaya karar verdi.

“Uykum Yine Kayıplarda” adlı ilk şiir kitabı işte böyle uzun bir süreç sonunda, İstanbul’da, 2010 yılında, Kora Yayınları’ndan yayınlanabildi.

 

 

160 sayfalık kitap, 81 şiirden meydana gelmiş. Birkaç şiir dışında şiirlerin ne zaman, nerede yazıldığı belirtilmemiş. Şiirlerin içeriklerine göre, ne zaman niçin, nasıl yazıldığı anlaşılabiliyor. Kitapta bölüm ve konu sıralaması yok. Her şiir kendi başına bir bütün, ama aynı zamanda kitabın bütününü tamamlayan birer yapı taşı, sistematik bütünlüğü sağlayan birer damla. Bu nedenle “Uykum Yine Kayıplarda”yı meydana getiren şiirlerden biri ya da birkaçı kitaba konmasaydı, Kâzım’ın şiir dünyası tam olarak yansıyamazdı. Bu anlamda “Uykum Yine Kayıplarda”da ne bir eksiklik, ne de bir fazlalık vardır. Her şiir kitabı güzellleştirmiş ve tamamlamıştır. Her şiir, şairinin dünyasını yansıtmakta ve bu dünyayı tamamlamaktadır.

 

“Uykum Yine Kayıplarda” adının kaynağı

 

Her çiçek varolduğu toprağın, içtiği suyun, aldığı güneş ışığının özelliklerine göre kokar. İnsanlar da, sanatçılar da böyledir. Her sanatçı, her yazar sembollerini, konularını, sesini, üslubunu, renklerini kendini vareden dünyadan alır. Kâzım Güzel’in şiirlerinde doğup büyüdüğü köyünün, doğal ve sosyal çevresinin etkileri çok görülür.

Kâzım’ın köyünde, dorukları 3000 metreyi aşan, Behramçalı adlı bir dağ vardır. Yöre insanları bu dağa kısaca “Çal” derler. Davulhöyük köyü, Çal’ın 6-7 kilometre kadar uzağındaki höyüğün dibindedir.  Çal’ın doruğuna sık sık boran çöker. Kapkara bir sis kaplar ortalığı! Öyle bir fırtına eser ki, kayaları koparır yerinden! Çal’ın öfkesi boran, fırtına; sevinci ise bahardır, yazdır! Köylüler her sabah kalktıklarında Çal’a, Çal doruğuna bakarak günlük işlerini hale yola koyarlar. Çal’a boran çökmüşse, fırtına, soğuk, kar, tipi yolları kesmişse, köylüler evlerine kapanır, yorganı başlarından aşırırlar. Çal’ın boranı, soğuğu, sesi, sisi insanları biribirine daha çok yaklaştırır, bir de bakmışsın yeni bir hayat filizlenir kayıp uykuların derinliklerinden...

Kâzım da işte böyle bir boranın, böyle bir kar fırtınasının çocuğudur. Hücrelerinde ve beyninin derin kıvrımlarında Çal’ın boranı, kışı, sesi, sisi ve umudu vardır. Bu nedenle kitap adını Çal’ın kayıp uykularından almıştır.

Kitabın ismini aldığı şiirde, Çal’ın derin izlerini buluruz. Şair, Çal dağını, saçları topuğundaki bir kıza benzeterek, içdünyasını şöyle şiirleştirir:

 

Saçları topuğundaki kız

İkimiz bir bütünüz

Gül ve diken

Dikeni ben

Gülü sen

 

Senden ayrı yaşamak

Zaten yaşamamaktır

Sırtımı dayadığım dağ

Sen olmasan

Ben ova olamam

 

Saçları topuğundaki kız

Ben sensiz olamam

Uykum yine kayıplarda

Çal’da boran

İhanet etmedi dağ

Hiçbir zaman

 

Kâzım Güzel’in şiirlerinde içerik

 

“Uykum Yine Kayıplarda” da yer alan şiirlerde içerik ile biçim bir birini tamamlıyor. İçerik canlı, hareketli, umutlu, öfkeli ve isyankar! Özgür ve aydınlık bir dünya için, kurulu düzene, yağmaya, sömürüye, insanları diri diri yakan yobazlığa isyan ediyor, öfkeleniyor, haykırıyor. Fakat Kâzım’ın öfkesi, hiçbir zaman, hiçbir şiirinde insanları karanlık bir kine, bağnaz bir intikam alma düşüncesine yöneltmiyor. Hiçbir şiirinde aşağılama, kışkırtma, karalama, dışlama, küfür, hakaret yok! Kâzım öfkesini ve isyanını edebiyatın, sanatın, estetiğin sınırları içinde tutmasını biliyor.

Kâzım, ezen ile  ezilen, özgürlük ile barbarlık, rekabet ile dayanışma, emek ile sermaya, savaş ile barış  çelişkisinde açıktan tavır alır. Bu çelişkiler dünyasında tarafsız değildir. Kâzım Güzel, açıktan açığa, haykıra haykıra emeğin, emekçini, özgürlüğün, barışın, barış kültürünün  yanında yer alır.

Ama onun şiirlerinde dinsel bağnazlık ve yobazlığa, dinin siyasi bir ideolojiye dönüştürülmesine, dinin insanları diri diri yakabilecek hale getirilmesine kesin bir karşı çıkış vardır. Buna rağmen, kaynağını Anadolu Aleviliğinin barışsever köklerinden ve Alevi felsefesinin insan anlayışından alan hoşgörü ve insana saygı nedeniyle, Sivas’ta insanları “din ve Allah adına” diri diri yakan barbarlara karşı bile intikam düşüncesini şiirlerine sokmamıştır.

Yeniden Doğacağım, adlı şiirinde şöyle seslenir:

 

Durdurun zamanı durdurun

Ben yeniden doğacağım

Savaşlar olmayacak

Küçük büyük

Akmayacak kan

Ağlamayacak çocuklar

 

Durdurun zamanı durdurun

Ben yeniden doğacağım

Dünyayı ben

Ateşsiz barutsuz

Kutsal savaşsız

Kansız

İnsanları eşit mi eşit

Yeniden yaratacağım

 

 

Kâzım Güzel’in şiir dünyasında önemli bir konu da doğa sevgisi, çevre sağlığı ve dünyamızdaki iklim değişiklikleridir.

İçimdeki Çocuk adlı şiirinde şöyle döker düşüncelerini, kaygılarını dizelere:

Mevsimlerin yer değiştirmesinden

Dünyanın ateşinin yükselmesinden

Ormanların yanışından

Çamların ağlayışından

İçimdeki çocuk

Kanatlanır

Kanadı kırılır

Kırılır da

Kanı içinde kalır

 

18 Kasım 2011 günü, öğle saatlerinde, Kâzım’ın dükanının okuma odasında yaptığımız söyleşide, “Şiir yazmak beni rahatlatıyor. Yazmayınca huzursuz oluyorum,” dedikten sonra, nasıl bir dünya istediğini, özlediğini, düşlediğini şöyle dile getirmişti:

“Doğa ve insan esas alınmalı. Bizim doğaya büyük ihtiyacımız var. Bu dünya hepimizin, tüm insanların, tüm canlıların, tüm varlıkların dünyası. Başka dünya yok! Barış içinde, özgürce yaşanabilen bir dünya istiyorum. Doğanın tahribi beni çok etkiliyor. İnsanlar kâr hırsıyla, cahillikle, kısa çıkar hesaplarıyla dünyamızı tahrip ediyorlar. Daha doğrusu, insanlar kendi varlık şartlarını yok ediyorlar.

Çocukluğumda, arkadaşlarımla Çal dağından, Sümbül dağından sümbül, nergis toplardık. Nergisleri kökünden koparırdık. Her yıl nergisler azalırdı. Buna çok üzülürdüm. Doğadaki, çevremdeki değişiklikleri çocukluğumdan beri yaşadım. Eriyen karlardan akan suları ve karları delip güneşe uzanan kardelenleri seyrederdim. Sevinirdim, mutlu olurdum. Artık Sümbül dağında bu güzellikler de kalmadı. Kardelensiz, sümbülsüz bir Sümbül dağını düşlemek bile beni korkutuyor. Onun için doğa sevgisini işleyen şiirler de yazıyorum.”

 

Kâzım’ın şiirlerinde estetik güzellik ve biçim özellikleri

 

Şair, Uykum Yine Kayıplarda’da yer alan şiirlerde, serbest vezin ve serbest yazım estetik ölçülerini kullanmıştır. 81 şiirin hiçbirinde, mısra sonlarında nokta, virgül, ünlem işareti yoktur. Okuyucu, şiirin akışına ve anlamına göre bu işaretleri içinden kendisi koyacaktır. Bu özellik bir bakıma sözlü halk edebiyatı geleneğinden gelmiş olabilir.

Kâzım Güzel, serbest vezin kullanmasına rağmen, kafiye düzenine önem vermektedir. Serbest vezin ile yarım ve zengin kafiye birbirine uymuştur. Kafiye düzenini sağlamak için yapay, zorlama sesler şiirlerde kullanılmamıştır. Kâzım’ın şiirlerinin estetik güzelliğini artıran özelliklerden birisi de serbest vezin ile kafiye sisteminin ustaca birbirine uymasıdır.

Kâzım’ın şiirlerinde öz ile biçim, içerik ile üslup birbirine genellikle uyuyor. Bu uyum, şiirlerdeki estetik güzelliği artırıyor.

Umut, yeniliğe özlem, güzele çağrı Sümbül dağından akan kar suları gibi tertemiz, sade ve kaliteli:

 

Biraz daha diren güzelim

Diren ki ben de direneyim

Yazayım çizeyim uzaya gideyim

Yıldızlarda geleyim

Evreni birkaç saniyede dolaşayım

Işık hızından daha hızlıyım

 

Sen biraz daha diren güzelim

Sen direndikçe ben hızlanıyorum

Kendim içinse bu isteğim, namerdim

Bak gör gözyaşı dökmesini de öğrendim

Sen biraz daha diren güzelim.

 

Şiir, üç kanatlı bir kuştur, derler... Kâzım Güzel’in şiirleri de üç kanatlı bir kuş!  Alışılmış sınırları aşmak istiyor. Bu şiirlerin arkası gelmeli. Biz şiirseverler Kâzım Güzel’den yeni şiirler, yeni kitaplar bekliyoruz, bekleyeceğiz.

Kaleminin mürekkebi sevgi denizi olsun!

Kalem tutan ellerin çiçeklensin!

 

Bochum / Almanya 01 Aralık 2011                   Kemal Yalçın

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yeni Kitap

SüryanilerVeSEYFO kitap kapaklari
Bu kitabımda, dünden bugüne Süryanilerin tarihini, 1915’te SEYFO olarak adlandırılan soykırım sırasında Süryanilerin başlarına gelenleri... [Devam]

Özyaşam

kemalyalcin1
Kemal Yalçın, 05.09.1952 günü Denizli'nin Honaz bucağında doğdu. Isparta Gönen Öğretmen Okulu'nda okudu. İstanbul Çapa...[Devam oku]

 

Kitaplar

books 1149959 1920
İlk şiirimi 1964 yılında, Isparta Gönen Öğretmen Okulu birinci sınıf öğrencisi iken yazmıştım. Düzenli yazmaya 1973’de başladım. [Devam oku]

Şiirler

young girl 1149701 1920
Yazarlık hayatıma şiirle başladım. En zor günlerimde, en yalnız anlarımda, en duygusal hallerimde şiir benim elimden tuttu. [Devam oku]

Yazılar

book 1091627 1920
Şiir, öykü ve romanın dışında, düşünce ve görüşlerimi deneme, makale, gazete yazısı biçimlerinde dile getiriyorum. [Devam oku]

Yazarlar

fgd
Bu dünya gelimli gidimli bir dünya. Sevgili dostlarımı, değerli yazar arkadaşlarımı birer birer sonsuzluğa uğurladık. Onları bu sayfada... [Devam oku]

Dünya bizim vatanımız

Konuk Defteri

books 925891 1920
Kitaplarım, şiirlerim, edebiyat çalışmalarım hakkında okuyucularımdan, arkadaşlarımdan çeşitli mektuplar, yazılar alıyorum. Bunlardan bazılarını, uygun gördüklerimi burada yayınlıyorum. [Devam]

Eğitim

bookshelf 413705 1920
İlkokuldan sonra Isparta Gönen Öğretmen Okulu’na ve daha sonra da İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’na gittim. Toplam 10 yıl yatılı öğrenci olarak okudum. [Devam oku]

Sipariş

gifts 570821 1920
Bu web sitesinde tanıtılan kitapların tümü buradan sipariş edilebilir. İyi okumalar. [Devam]