Nihat Kömürcüoğlu Pamukkale-Hierapolis Kazılarının 30 yıldan beri sponsorluğunu yapmaktadır. Denizli Dünya Heykel Kolonisi’nin ve Ege Taş Heykel Akademisi kurucusu ve sahibidir. Çalışmalarını “Nihat Kömürcüoğlu Kültür ve Sanat Vakfı”nın başkanı olarak yürütmektedir. Kemal Yalçın, Nihat Kömürcüoğlu’nun hayatını Fırtına’dan Bahara adlı kitabında romanlaştırmaktadır. Sempozyuma Duisburg-Essen Üniversitesi tarafından konuşmacı olarak davet edildi. Sempozyum konuşmasını saygı ve şükranlarımla aynen yayınlıyorum.

 

Saygıdeğer dinleyicilerim, • Sizleri en candan saygı ve hürmetlerimle selamlarım. • Özgeçmişimi dinlediniz. Biraz daha ilave bilgiler vermek istiyorum. • Sanat okuluna devam ederken marangoz olmayı hayal ediyordum. Ama mühendis oldum. • Mühendislik idealimdi, başardım. Askerliğimi de yaptım. • Bir yıl karayollarından burs almıştım. İş aramadım hemen çalışmaya başladım. Çalışma yerim Muğla köprüler şefliği oldu. • Karayollarındaki burs şartım bitince memleketim Denizli’ye Devlet Su İşleri’ne tayinimi yaptırdım. • Serbest çalışmak istiyordum. Şubat 1973 yılında Denizli’de kendime ait bir mühendislik büromu açtım. • Kiraladığım büro 10 m2 idi, asma kat ekleyerek büyüttüm. Sonra marangozluk stajı yaptığım Sayın Kadir Issı atölyesinde geceleri çalışarak büro mobilyalarımı kendim yaptım. • Rahmetli babam bir daktilo ve elektrikli hesap makinesi hediye etti. Daktiloyu saklıyorum. Hesap makinesini nereye koyduğumu bilemiyorum. Herhalde kaybettim. • Babam büromu boş görünce “Oğlum okul projelerini, kitaplarını getir. Bir yerlere koy. Büro zengin görünsün,” dedi. Babamın bu sözünü unutmuyorum. • Kömürcüoğlu ailesi Denizli’de oldukça bilinen bir aile. Kısa zamanda ahbab, dost ilişkisi işlerimi olumlu etkiledi. Mühendislik ve müteahitlik yapmaya başladım. • Yıl 1982, aylardan kasım idi. Ağabeyim: “Çok çalışıyorsun karşılığını alamıyorsun. Gel birlikte mermercilik yapalım,” dedi. Hayır dememe rağmen beni ikna etti, ama bir şartım olduğunu söyledim. Şartım şu idi: Kararları beraber alacağız, fakat iki başlı olmayacağız.” Anlaştık. • Eski teknoloji kum katrak mermer makinasıyla işe başladık. • Bugün 5000 m2 kapalı alanı olan, modern makineler ile donatılmış bir mermer fabrikamız var. • Şimdi 7000 m2 kapalı alanı olan yeni fabrikamıza taşınacağız. • Eski fabrikamızı da tamamen sanatsal mermercilik işleri yapmak için yeniden düzenleyeceğiz. • İhtiyacımız olan ham madde için traverten ve mermer ocakları da satın aldık. • Mermer ocaklarımızda ve fabrikamızda uluslararası çalışma şartlarına kesin olarak uyuyoruz. • Yurtiçi ve yurtdışı hem blok hem de mamul mermer ürünleri satıyoruz. • Yıl 2000; sağlık nedenlerinden dolayı yönetimi çocuklarıma bıraktım. • Kendimi tamamen kültür ve sanat işlerine verdim. Müzik korolarına, Resim kurslarına gittim. Denizli Kültür ve Sanat Vakfı’na üye oldum. Çalışmalarına katıldım, ayrıca yöneticilik yaptım. • Heykel kolonileri ve kursları bu gibi benzer işler yaptım.

Sevgili Dileyiciler, Anadolu’nun sevgili evlatları,

• Şimdiye kadar kendimden, işletmelerimden, fabrikamdan bahsettim.

• Bu kültürel çalışmalara ayırdığım kaynakları nasıl bulduğumu ifade etmek için anlattım. Kusura bakmayınız!
• Mermerciliğe başladığım yıllardan itibaren arkeoloji ile tanıştım.
• Önce Hierapolis kazılarının müdavimi oldum. Kazı başkanı Or. Prof. Dr. Francesco D’Andrea ile dost oldum.
• Sonra Laodikeia kazıları başladı. Onun da müdavimi oldum. Kazı başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek ile de dost oldum.
• Hierapolis ve Leodikya kazılarının 30 yıldan beri fiilen destekçisiyim. Restorasyonlarda gerekli olan her türlü mermer ve travertenlerin tamamı olmasa da bir kısmını temin ediyorum, kazıların görünmeyen destekçiliğini yapıyorum.
• Hierapolis ve Laodikeia kazılarında çıkan heykelleri gördükçe düşünmeye başladım;
• Mermer aynı mermer, dağlar aynı dağlar, güneş aynı güneş.
• O halde biz de, 2000-3000 yıl önce yapılmış heykellerden ilham alarak, benzerlerini yapabiliriz.
• Böyle hayaller kurarken, Pamukkale Üniversitesi 2010 yılında “Resim ve Heykel kolonisi” etkinliği yaptı.
• Üniversitede rektör değişti. • 2011 yılında yapılacak koloni iptal edilmişti.
• Tam bu esnada iptal edilen koloniyi sahiplendik adına “Kömürcüoğlu Uluslararası Taş Heykel Kolonisi” dedik.
• 2011 yılında, 5 Türk 2 Amerikalı heykeltıraş ile ilk kolonimizi tamamladık.
• 2012 yılında Edward Fleming’in önerisiyle “Ege Taş Heykel Akademisi” kurslarını yapmaya başladık.
• Fabrikamızın bir köşesine, her türlü taş heykel yapma imkanı sağlayacak bir atölyeyi kurmuş olduk.
• Niçin Ege Taş Heykel Akademisi kursları?

Birinci olarak, üniversitelerde heykel eğitimi alan öğrencilerine okul dışında pratik yapma ve el becerilerinin geliştirilmesine katkıda bulunmak.
İkinci olarak yine yeni heykeltıraşlara ve yetişkin heykele meraklı olan amatör taş oymacılarına imkân sağlamak.
Üçüncü olarak da Akademiye kazanç elde etmek. 
Maalesef kazanç elde etmeyi bir kenara bırakalım, yeterli sayıda öğrenci ve amatör hevesler bulamadık, hâlâ da bulamıyoruz.
Buna rağmen az sayıda öğrenci olsa da kurslara devam ediyoruz. 
Günün birinde kursiyerlerimiz çoğalacak. Karamsar değilim.

Son yedi yıl içinde 7 Uluslararası Heykel Kolonisi ve 5 Taş Heykel Akademisi Kursu gerçekleştirdik. Her yıl koloniye dünyadan 8-10 heykeltıraşı seçerek davet ediyoruz. ü Heykeltıraşların tüm masraflarını karşılıyoruz. Ayrıca ülkemizi tanıtmak için kültür gezileri düzenliyoruz. ü Bu güne kadar 68 ülkeden 2000 civarında heykeltıraşa bilgisayar ortamında ulaştık ve yazıştık. En önemlisi bu yedi yılda her zaman yapılabilecek 700 kadar heykel projesi biriktirdik. Bu da bizim zenginliğimizdir. Sevgili Dinleyiciler, Müsaadenizle biraz da Almanya’nın ve yurt dışı seyahatlerimin benim hayata bakış açımı nasıl değiştirdiğinden söz etmek istiyorum.
• Yıl 1964, 1965 mühendislik stajlarımı Essen’de Hochtief firmasında ve Solingen

Belediyesi’nde yaptım. Almanların yaşam ve çalışmalarını görerek öğrendim. Sinemaya ,tiyatroya gittim. Müzeleri ve hatta kiliseleri de gezdim. Sanata ve kültüre merakım Almanya’yı gördükten sonra daha da arttı. Bu stajlar benim dünyamı genişletti.

• Almanya o yıllarda Doğu ve Batı olarak ayrılmış durumdaydı.
• Biz misafir öğrencilere kültür gezileri düzenleniyordu. Bu gezilerde Mosel nehir gezisi, şatolar, üzüm bağları ve birçok yeri görme imkânım oldu. • En önemli gezi ise Doğu-Batı Berlin gezisi idi…
• Berlin Duvarı’nı, Brandenburger Kapısı’nı ve Doğu Berlin’deki belli başlı görülecek yerleri gezip gördük.
• Bergama ve Mısır Müzeleri mutlaka görülecek çok zengin müzeler… Özellikler Bergama Müzesi’nde Zeus Sunağı’nı gördüğümde kendimi tutamayıp ağlamıştım.

Neden ağladım?
• Çünkü, 1958 yılında Denizli Sanat Okulu Efes ve Bergama gezisi düzenlemişti. Ben de katılmıştım.
• Bergama Akropolü’nde “ZEUS SUNAĞI’NIN” yerine gelince, sadece temel mermerlerini gördük. “Bu sunağın üstü nerede?” diye sorduk.
• Öğretmenimiz anlattı: Bergama Sunağı 1870-76 yıllarında, zamanın Osmanlı Padişahı tarafından “Taşı toprağı sizin olsun, altın akçe benim olsun!” denilerek bir fermanla Almanlara verilmiş.

Sevgili dinleyenlerim,

• Demem o ki, ne olacağım, ne yapacağım deseniz de hayat şartlarının, bir insanın yaşamına, toplumsal durumuna, nasıl yön verdiğini de anlatmış olduğumu zannediyorum.
• Kültür ve sanatta, özellikle de heykelcilik alanında yenilikler yapmak, farklılıklar yaratmak istiyorum. Madem varız, farklılık yaratmalıyız.

Sevgili dinleyicilerim, 2000 yılından sonraki yeni yaşamım, bana neler kazandırdı?
• Para ile kıyaslanamayacak kadar yeni dostlar oldu. Ressam ve heykeltıraş, grafiker, edebiyatçı ve sayısız mesleklerden dostlarım oldu. • Ben şiir yazıyorum diyen lokantacı dostlarım dahi var.
• Benim dünyam sanat ve kültürle uğraşmaya başladıktan sonra daha da genişledi, zenginleşti. Mutluluğum daha da arttı.
• İşte bu dostlarımdan biri de sizlerin de yakından tanıdığınız Denizli’nin Honaz ilçesinde doğan güzide insan sevgili Kemal Yalçın. Evet Kemal Yalçın da dostum oldu ve kendisini tanımaktan onur ve kıvanç duyuyorum.
• Heykel ve güzel sanatların yol göstericiliğinde Kemal Bey’i buldum ve tanıştık.
• Kemal Yalçın’ı herkes ile barışık, dikkatli, ne yaptığını bilen, özgüvenli bir insan olarak kendisini tanıdım.
• Denizlili bir insan olarak Kemal Yalçın ile onurlanıyorum.
• Kemal Yalçın’ın benim yapamadığım araştırmacı yazarlığı ve azmi becerileri var.
• Kemal Yalçın’ın kaleme aldığı Sayın Onur Güntürkün’ün hayatını anlatan Yaşama Gücü adlı romandan çok etkilendim. Hem sevgili Onur Bey’i okuyarak öğrendim hem Kemal Bey’in romanını sevdim. Sonra Haymatlos adlı eserini okudum. Çok beğendim. Sonunda “Kemal bey benim de hayat hikâyemi yazsın.” diye karar verdim.
• Kemal Yalçın ile 2015 yılı Ağustos ayında konuşmaya başladık. Kemal Yalçın konuşmalarımız kayıt etti ve kasetlerini çözdü, kitabın ana planını yaptı. Fırtına’dan Bahara adlı romanı yazmaya başladı.
• Sözlerimi davet edilmemi sağlayan Sayın Kemal Yalçın’a • Duisburg-Essen üniversitesi Türkistik Bölümü Başkanı Sayın Prof. Dr. Kader Konuk’a saygı ve teşekkürlerimi arz ederek bitirmek istiyorum.

• Siz saygıdeğer dinleyicilerime de saygılarımı arz ederim. Essen/Almanya, 15.12.2017 Nihat Kömürcüoğlu

Yeni Kitap

SüryanilerVeSEYFO kitap kapaklari
Bu kitabımda, dünden bugüne Süryanilerin tarihini, 1915’te SEYFO olarak adlandırılan soykırım sırasında Süryanilerin başlarına gelenleri... [Devam]

Özyaşam

kemalyalcin1
Kemal Yalçın, 05.09.1952 günü Denizli'nin Honaz bucağında doğdu. Isparta Gönen Öğretmen Okulu'nda okudu. İstanbul Çapa...[Devam oku]

 

Kitaplar

books 1149959 1920
İlk şiirimi 1964 yılında, Isparta Gönen Öğretmen Okulu birinci sınıf öğrencisi iken yazmıştım. Düzenli yazmaya 1973’de başladım. [Devam oku]

Şiirler

young girl 1149701 1920
Yazarlık hayatıma şiirle başladım. En zor günlerimde, en yalnız anlarımda, en duygusal hallerimde şiir benim elimden tuttu. [Devam oku]

Yazılar

book 1091627 1920
Şiir, öykü ve romanın dışında, düşünce ve görüşlerimi deneme, makale, gazete yazısı biçimlerinde dile getiriyorum. [Devam oku]

Yazarlar

fgd
Bu dünya gelimli gidimli bir dünya. Sevgili dostlarımı, değerli yazar arkadaşlarımı birer birer sonsuzluğa uğurladık. Onları bu sayfada... [Devam oku]

Dünya bizim vatanımız

Konuk Defteri

books 925891 1920
Kitaplarım, şiirlerim, edebiyat çalışmalarım hakkında okuyucularımdan, arkadaşlarımdan çeşitli mektuplar, yazılar alıyorum. Bunlardan bazılarını, uygun gördüklerimi burada yayınlıyorum. [Devam]

Eğitim

bookshelf 413705 1920
İlkokuldan sonra Isparta Gönen Öğretmen Okulu’na ve daha sonra da İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’na gittim. Toplam 10 yıl yatılı öğrenci olarak okudum. [Devam oku]

Sipariş

gifts 570821 1920
Bu web sitesinde tanıtılan kitapların tümü buradan sipariş edilebilir. İyi okumalar. [Devam]