19 Eylül 2004, Pazar günü eski Doğu Almanya eyaletlerinden Saksonya ve Brandenburg’da yapılan seçimlerde neonazi Alman Halk Birliği (DVU) ve  Milliyetçi Alman Partisi (NPD) %5’lik barajı aşarak eyalet parlamentosuna girdiler. Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Hıristiyan Demokratik Birlik Partisi (CDU) büyük oy kaybına uğrarlarken, Demokratik Sosyalizm Partisi (PDS) oylarını artırarak ikinci parti haline geldi.

Faşist partiler çoğunlukla işsizler, yoksullar, eğitim düzeyi düşük işçiler ve ilk kez oy kullanan on altı yaşın üstündeki gençler arasından oy topladı.

Doğu Almanya’da sosyalist rejimin yıkıntıları üzerinde işsizlik, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı boy gösterdi. Buradaki yabancı düşmanı, ırkçı, milliyetçi hareketler Batı Almanya’dakilere göre çok daha yaygın. Doğu Almanya’dakine benzer milliyetçi, ırkçı hareketler farklı biçimlerde Rusya’da, Doğu Avrupa ülkelerinde görülüyor. Tek yönlü, korku ve ideolojik şartlanmaya dayalı bir toplumda yetişen insanlardan birçoğu rejim yıkılınca kolayca sağ uçlara, milliyetçi hareketlere kayabiliyor.

 

 

 

Almanya’daki neonazi ve sağcı partiler esas olarak yabancı düşmanlığı yaparak oy topluyor. DVU, NPD gibi partiler yıllardır propagandalarında şunları söylüyorlar:

-         Almanya’da dört milyon işsiz; yedi milyon yabancı var. İşsizliğin sebebi yabancılardır.

-         Almanya’da yabancı denilince Türkler anlaşılıyor. Neonaziler güvencesi, dayanağı az olan Türkleri hedef gösteriyor. “Türkler sosyal sistemimizi, işsizlik sigortalarını sömürüyor! Türkler hızla çoğalıyor! Türkler Almanya’da mal mülk satın alıyor! Alman işçisi yaya gidiyor, Türkler mercedese biniyor! Türkler pistir, asil Alman toplumuna uyamaz! Türklere güvenilmez! Almanya’nın bağrında minareler yükselmemeli! Anadil eğitimine son! Türkçe, çocukların Almanca öğrenmesini engeller! Okullardaki başarıyı Türk çocukları düşürüyor! Anadil öğrenecekse ülkesine gitsin!”

Bu önyargılar ve saçmalıklar şu sloganlara dönüşüyor:

“Yabancılar defolsun, işler Almanlara kalsın!”

“Almanya Almanlarındır; yabancılar dışarı!”

“Almanya Almanlarındır; Türkler defolsun!”

“Alman olmaktan gurur duyuyorum!”

“Yabancılara seçim hakkı verilemez!”

“Türkler camileri ve çarşaflılarıyla geldikleri yere güle güle gitsinler!”

“İlticacılar hazır yiyicidir. Yabancılar kanımızı emiyor! Sömürüye son!”

“Anadil eğitimine son!”

Bu ırkçı, milliyetçi propagandalar 1980 sonrası sistemli bir şekilde yürütüldü; toplumun bilinçaltı kirletildi; yabancılara karşı zorbalıklar, saldırılar başladı. Türklerin evleri, ilticacıların yurtları kundaklandı. İnsanlar diri diri yakıldı. Son 8-10 yılda ise Avrupa Birliği üyeliğine yaklaşan Türkiye, yabancı düşmanı ve milliyetçi propagandanın yeni bir odağı haline geldi.

CDU ve CSU seçimlerde esas olarak Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkarak oy topluyor. “Türkiye AB’ne üye olamaz. İmtiyazlı ortak olsun!” diyorlar. Neonazi partiler ise “Türkiye’yi durdurun! Türkiyesiz Avrupa! Türkiye’nin AB üyeliğine hayır!” diye bağırıp çağırıyorlar.

                                                                     *

Alman neonazilerinin düşünme biçimlerine ve sloganlarına baktıkça Türkiye’deki sağlı “sol”lu milliyetçiler, ırkçılar geliyor gözümün önüne! Daha bir ay önce İzmir’de, İstanbul’da bağırıyorlardı:

“Topraklarımız yabancılara satılamaz!”

“Türkiye Türklerindir; ya sev ya terk et!”

“Mozaik değil, mermer!”

“Kürtler Türkçe öğrensin!  Devlet Kürtçeye para harcamasın!”

“Kürtler devletin sırtından geçiniyor. Beğenmiyorlarsa geldikleri yere gitsinler!”

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır!”

“Burası Türkiye, beğenmiyorsan defol!”

“Avrupa Birliği’ne hayır! Sömürüye son! Bağımsız Türkiye!”

Neonazilerle Türk ırkçılarının sloganları dün de bugün de birbirinin kopyesi gibidir. Çünkü hepsinin özleri birbirine benzer.

 

Bochum / Eylül 2004                               Kemal Yalçın

Yeni Kitap

SüryanilerVeSEYFO kitap kapaklari
Bu kitabımda, dünden bugüne Süryanilerin tarihini, 1915’te SEYFO olarak adlandırılan soykırım sırasında Süryanilerin başlarına gelenleri... [Devam]

Özyaşam

kemalyalcin1
Kemal Yalçın, 05.09.1952 günü Denizli'nin Honaz bucağında doğdu. Isparta Gönen Öğretmen Okulu'nda okudu. İstanbul Çapa...[Devam oku]

 

Kitaplar

books 1149959 1920
İlk şiirimi 1964 yılında, Isparta Gönen Öğretmen Okulu birinci sınıf öğrencisi iken yazmıştım. Düzenli yazmaya 1973’de başladım. [Devam oku]

Şiirler

young girl 1149701 1920
Yazarlık hayatıma şiirle başladım. En zor günlerimde, en yalnız anlarımda, en duygusal hallerimde şiir benim elimden tuttu. [Devam oku]

Yazılar

book 1091627 1920
Şiir, öykü ve romanın dışında, düşünce ve görüşlerimi deneme, makale, gazete yazısı biçimlerinde dile getiriyorum. [Devam oku]

Yazarlar

fgd
Bu dünya gelimli gidimli bir dünya. Sevgili dostlarımı, değerli yazar arkadaşlarımı birer birer sonsuzluğa uğurladık. Onları bu sayfada... [Devam oku]

19 Eylül 2004, Pazar günü eski Doğu Almanya eyaletlerinden Saksonya ve Brandenburg’da yapılan seçimlerde neonazi Alman Halk Birliği (DVU) ve  Milliyetçi Alman Partisi (NPD) %5’lik barajı aşarak eyalet parlamentosuna girdiler. Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Hıristiyan Demokratik Birlik Partisi (CDU) büyük oy kaybına uğrarlarken, Demokratik Sosyalizm Partisi (PDS) oylarını artırarak ikinci parti haline geldi.

Faşist partiler çoğunlukla işsizler, yoksullar, eğitim düzeyi düşük işçiler ve ilk kez oy kullanan on altı yaşın üstündeki gençler arasından oy topladı.

Doğu Almanya’da sosyalist rejimin yıkıntıları üzerinde işsizlik, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı boy gösterdi. Buradaki yabancı düşmanı, ırkçı, milliyetçi hareketler Batı Almanya’dakilere göre çok daha yaygın. Doğu Almanya’dakine benzer milliyetçi, ırkçı hareketler farklı biçimlerde Rusya’da, Doğu Avrupa ülkelerinde görülüyor. Tek yönlü, korku ve ideolojik şartlanmaya dayalı bir toplumda yetişen insanlardan birçoğu rejim yıkılınca kolayca sağ uçlara, milliyetçi hareketlere kayabiliyor.

 

 

 

Almanya’daki neonazi ve sağcı partiler esas olarak yabancı düşmanlığı yaparak oy topluyor. DVU, NPD gibi partiler yıllardır propagandalarında şunları söylüyorlar:

-         Almanya’da dört milyon işsiz; yedi milyon yabancı var. İşsizliğin sebebi yabancılardır.

-         Almanya’da yabancı denilince Türkler anlaşılıyor. Neonaziler güvencesi, dayanağı az olan Türkleri hedef gösteriyor. “Türkler sosyal sistemimizi, işsizlik sigortalarını sömürüyor! Türkler hızla çoğalıyor! Türkler Almanya’da mal mülk satın alıyor! Alman işçisi yaya gidiyor, Türkler mercedese biniyor! Türkler pistir, asil Alman toplumuna uyamaz! Türklere güvenilmez! Almanya’nın bağrında minareler yükselmemeli! Anadil eğitimine son! Türkçe, çocukların Almanca öğrenmesini engeller! Okullardaki başarıyı Türk çocukları düşürüyor! Anadil öğrenecekse ülkesine gitsin!”

Bu önyargılar ve saçmalıklar şu sloganlara dönüşüyor:

“Yabancılar defolsun, işler Almanlara kalsın!”

“Almanya Almanlarındır; yabancılar dışarı!”

“Almanya Almanlarındır; Türkler defolsun!”

“Alman olmaktan gurur duyuyorum!”

“Yabancılara seçim hakkı verilemez!”

“Türkler camileri ve çarşaflılarıyla geldikleri yere güle güle gitsinler!”

“İlticacılar hazır yiyicidir. Yabancılar kanımızı emiyor! Sömürüye son!”

“Anadil eğitimine son!”

Bu ırkçı, milliyetçi propagandalar 1980 sonrası sistemli bir şekilde yürütüldü; toplumun bilinçaltı kirletildi; yabancılara karşı zorbalıklar, saldırılar başladı. Türklerin evleri, ilticacıların yurtları kundaklandı. İnsanlar diri diri yakıldı. Son 8-10 yılda ise Avrupa Birliği üyeliğine yaklaşan Türkiye, yabancı düşmanı ve milliyetçi propagandanın yeni bir odağı haline geldi.

CDU ve CSU seçimlerde esas olarak Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkarak oy topluyor. “Türkiye AB’ne üye olamaz. İmtiyazlı ortak olsun!” diyorlar. Neonazi partiler ise “Türkiye’yi durdurun! Türkiyesiz Avrupa! Türkiye’nin AB üyeliğine hayır!” diye bağırıp çağırıyorlar.

                                                                     *

Alman neonazilerinin düşünme biçimlerine ve sloganlarına baktıkça Türkiye’deki sağlı “sol”lu milliyetçiler, ırkçılar geliyor gözümün önüne! Daha bir ay önce İzmir’de, İstanbul’da bağırıyorlardı:

“Topraklarımız yabancılara satılamaz!”

“Türkiye Türklerindir; ya sev ya terk et!”

“Mozaik değil, mermer!”

“Kürtler Türkçe öğrensin!  Devlet Kürtçeye para harcamasın!”

“Kürtler devletin sırtından geçiniyor. Beğenmiyorlarsa geldikleri yere gitsinler!”

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır!”

“Burası Türkiye, beğenmiyorsan defol!”

“Avrupa Birliği’ne hayır! Sömürüye son! Bağımsız Türkiye!”

Neonazilerle Türk ırkçılarının sloganları dün de bugün de birbirinin kopyesi gibidir. Çünkü hepsinin özleri birbirine benzer.

 

Bochum / Eylül 2004                               Kemal Yalçın

-->

Dünya bizim vatanımız

Konuk Defteri

books 925891 1920
Kitaplarım, şiirlerim, edebiyat çalışmalarım hakkında okuyucularımdan, arkadaşlarımdan çeşitli mektuplar, yazılar alıyorum. Bunlardan bazılarını, uygun gördüklerimi burada yayınlıyorum. [Devam]

Eğitim

bookshelf 413705 1920
İlkokuldan sonra Isparta Gönen Öğretmen Okulu’na ve daha sonra da İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’na gittim. Toplam 10 yıl yatılı öğrenci olarak okudum. [Devam oku]

Sipariş

gifts 570821 1920
Bu web sitesinde tanıtılan kitapların tümü buradan sipariş edilebilir. İyi okumalar. [Devam]